Anasponsor

TARAFTAR YOKSA TAKIMDA YOK !

Dünyada ve ülkemizde yapılan tüm takım sporlarında özelikle futbolda, TARAFTAR olgusunun,konuya ilgi duyanlar tarafından yeterince önemsenmediğini,bazı yönetimler ve medya organlarınca “taraftar”ın,kolayca yönlendirilebilir bir kalabalık,basit bazı taktiklerle destekleri alınabilecek insan topluluğu olarak görülebildiğine şahit olmaktayız.

Bu kişi ve yönetici tiplerine göre “taraftar” ; önüne ne gelirse gelsin veya nasıl icraat yapılırsa yapılsın konuşma hakkı olmayan,sadece rakiple oynanan müsabakada takımın ve yöneticilerinin lehinde tezahürat yapan,kendileri yönetimde hatalar yapsa da,ciddi yanlışların içinde olsa da sloganlarıyla bu eksikliklerini kapatan maçları izleyen veya izlemeyen insanlardır.halbuki işin aslı öyle değildir.

TARAFTAR takımının asli sahibidir.Taraftar adına,genel kurullar görev yapar,Genel kurullarda seçilen yönetimlerde nihayet TARAFTAR adına kulübü  yönetir.Dolayısıyla yönetimi temsil eden başkan da aslında taraftarın temsilcisidir ve faaliyetlerini kurumun gerçek sahipleriyle yani taraftarlarıyla istişare ederek,onların hassasiyetini gözeterek yapar.Yapamadıklarını veya faklı düşündüklerini ise şeffaf bir şekilde onlarla paylaşır.Kulübün maddi,sportif ve yönetsel sıkıntıları var ise,doğrudan taraftarıyla iletişime geçerek destek ister.Özetle her ne kadar yasal anlamda kulübü yönetme görevi,başkan ve yönetim kuruluna ait olsa da;taraftarı da işin içine sokup,sadece destekçi değil,bazı kararlar alınmasına veya problemlerin çözümünde onlar  da ” çözüm ortağı ” olarak görmek en doğru olanıdır.Bazı yönetimlerde ise ; ya,kendilerini  sonuna kadar destekleyen taraftar olmalı, bu mümkün değilse; maça da,tesislere de gelmeyen,zaten yeterli ekonomik katkı  veremediği içinde ” protesto  hakkı da olmayan taraftar ”  yani ” olmayan taraftar  en iyisidir ”  mantığı hakimdir.

Bizim yönetim anlayışımız  da,taraftarla olan ilişkimizde son yıllardaki uygulamalar dikkate alındığında değişik gelebilir.taraftarla iç-içe olmaya çalışmamız bazı  kesimlerce yadırganabilir.Onlara ” küçük bir grup ” , ” ne oldukları belli olmayan 3-5 genç ” , ” eğitim düzeyleri ve ekonomik güçleri düşük sayılabilecek 300-500 kişi ” , ” kim görevde ve güçlüyse onun etrafında toplanan küçük bir kalabalık ” gözüyle bakabilirler.Bazı medya mensuplarınca da o şekilde değerlendirilebilir.Onlara söylenecek şudur;

Hadi oradan ! Hiçbir şey bilmiyorsunuz ! Bildiğinizi de kendinize saklayın ! Evet; sizin 300-500 kişi dediğiniz grup,biribirlerini ismen veya şahsen tanıyan sayı olabilir.Şahsen tanışmasalar da “Kayserispor” çatısı altında ve hiçbir menfaat gözetmeden bir araya gelen on binlerce taraftarı yok  mu sayıyorsunuz  ?  En son  ” Bir Kayserispor var “sloganını 10.000’in üstünde twitle Türkiye gündeminin zirvesine oturtulmasını nasıl izah edebileceksiniz ?

Özetle, zaman zaman anlatmaya çalıştığım; son yıllarda Türk futbol kulüplerinin  maddi anlamda çıkmazları , kurulan kadroların,toplam maddi değerlerine karşılık,sportif açıdan Avrupa’nın çok gerisinde olması,şeffaf yönetim anlayışı,rakip kulüpler arasındaki iyi ilişkilerin önemi,küfür ve hakaretsiz tribünler  gibi konularla birlikte bugün değindiğim yönetimler ve taraftarları  arasındaki ilişki ve diyalogla  ilgili kanaatlerim başta Kayserispor olmak üzere,

Beşiktaş,Fenerbahçe,Galatasaray,Trabzonspor,Erzurumspor,Konyaspor  ve diğer bir çok Anadolu kulübünün taraftarlarınca da ilgi ile takip edilmekte ve bir çok destek mesajı almaktayım.Bu da düşünce ve aktardıklarımın doğru ve karşılığı olduğunun delili sayılabilir.

Bu gün ki konuyu ;

“TARAFTAR yoksa

TAKIMDA YOK “

sloganıyla bitirelim.

Sevgi ve  Saygılarımla….

 

      Dr.Erol  BEDİR

KAYSERİSPOR BAŞKANI

 

Benzer Haberler

Haberler
DuyuruKULÜP
kamuoyu